Glokom: Görme Kaybının Sessiz Hırsızı

Glokom: Görme Kaybının Sessiz Hırsızı

01 Temmuz 2026

Glokom, dünya genelinde görme kaybının en önemli nedenleri arasında yer alır ve sessizce ilerlediği için "görme kaybının sessiz hırsızı" olarak adlandırılır. Erken evrelerde herhangi bir belirti vermezken, tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilir.

Glokom Nedir?

Glokom, göz içi basıncının (tansiyon) yükselmesi sonucu görme sinirine zarar veren ilerleyici bir hastalıktır. Görme siniri hasarı geri döndürülemez, bu nedenle erken tanı hayati önem taşır. Glokom tek bir hastalık değil, bir grup hastalıktır.

Glokom Türleri

  • Açık Açılı Glokom: En yaygın tür, yavaş ilerler, belirti vermez.
  • Kapalı Açılı Glokom: Ani başlangıçlı, acil tedavi gerektirir.
  • Normal Tansiyonlu Glokom: Göz tansiyonu normaldir ancak sinir hasarı vardır.
  • Doğuşan Glokom: Bebeklerde görülebilir, erken tanı kritiktir.

Risk Faktörleri

40 yaş üstü olmak, aile öyküsü, yüksek miyop, diyabet, uzun süreli kortizon kullanımı ve göz yaralanmaları glokom riskini artırır. Riskli gruptaki bireylerin yılda en az bir kez göz kontrolü yaptırması önerilir.

Tedavi

Glokom tedavisinde amaç mevcut görmeyi korumaktır. Göz damlaları, lazer tedavisi (SLT) ve cerrahi seçeneklerle göz içi basıncı kontrol altına alınır. Tedavi ömür boyu sürdürülür ve düzenli takip şarttır.

Erken Tanı Neden Önemli?

Glokom hasarı geri döndürülemez. Ancak erken tanı ve düzenli tedavi ile hastalığın ilerlemesi durdurulabilir veya yavaşlatılabilir. Düzenli göz tansiyonu ölçümü ve genişletilmiş pupil muayenesi, glokomun erken evrede yakalanmasını sağlar.